Toplumumuzda cinsellik üzerine konuşmak ve tartışmak hala bir tabu. Birçok kadın bu konuyu doktoruna açmaktan kaçınırken, bazen de doktorlar hastalarıyla cinsellik hakkında açıkça konuşmaya yanaşmazlar.
Toplumumuzda
cinsellik üzerine konuşmak ve tartışmak hala bir tabu. Birçok kadın bu
konuyu doktoruna açmaktan kaçınırken, bazen de doktorlar hastalarıyla
cinsellik hakkında açıkça konuşmaya yanaşmazlar. Bu iletişim kopukluğu
nedeniyle çiftler hamilelikte seksten uzak durmaları gerektiğini
düşünürler ya da halk arasındaki inançlara göre davranırlar.
Neyin doğru neyin yanlış olduğunu ve bebeğinizi beklerken cinsel
yaşamınız hakkında tüm merak ettiklerinizi Op. Dr. Tevfik Yoldemir’e
sorduk.
Hamilenin kanında dolaşan yüksek seviyedeki progesteron ve östrojen
hormonları, anne adayının yumuşak düzgün bir tene, parlak saçlara ve
kendini iyi hissetmesine neden olduğu gibi, cinsel organlarda da bazı
değişikliklere neden olur. Yüksek östrojen seviyeleri genital
organlardaki kan akımını artırır ve dokularda kısmi su tutulumuna neden
olur, buna bağlı olarak vajina ve küçük dudaklar, tıpkı cinsel uyarılma
esnasında olduğu gibi gergin ve dolgun hale gelir. Bu da duyarlı sinir
uçlarını daha hassas hale getirir.
Genital bölgedeki kan akımı artışı, vajinal salgılarda artışa neden
olur ki, bu da cinsel birleşmenin normalden daha evvel gerçekleşmesine
zemin hazırlar. Hamileler çoğunlukla, cinsellikten hamilelik öncesinde
almadıkları kadar keyif alma eğilimindedirler.
İYİ BİR CİNSEL YAŞAM, ANNE ADAYINA NE KAZANDIRIR?
Halsizlik, uyku hali, bulantı ve kusma gibi hamileliğin erken
belirtilerinin etkisiyle 1. trimester’da tipik olarak hamilelerde
cinselliğe ilgi azalır. 2. trimester’da cinselliğe ilgi artarken, 3.
trimester’da cinsel haz kalitesinin artmasına rağmen, ileri derecede
büyümüş bir karınla hareket kısıtlılığı ve yukarıda bahsettiğimiz korku
ve endişelerle hamilelerin olaya tam konsantre olamamaları, cinsel
ilgide azalmaya neden olur.
İyi bir cinsel birliktelik, çiftlerin birbirlerine daha yakınlaşmasını
sağlayıp; hamilenin duygusal, alıngan, kırılgan mizacı nedeni ile olası
problemlerin çözümünde çiftlerin daha toleranslı olmasını sağlayacağı
gibi, anne ve babalığın ilk günlerdeki problemlerin çözümünü de
kolaylaştırır. Sağlıklı bir hamilelikte, doğuma kadar olan sürede
cinsel ilişkiyi engelleyecek herhangi bir neden yoktur.
CİNSELLİKLE İLGİLİ YANLIŞ İNANIŞLAR
Halk arasında 1. trimester’da cinsel ilişkinin düşük ile sonuçlanacağı
inancı yaygındır. Bilimsel olarak en fazla hamilelik kaybının 1.
trimester’da olduğu, ancak hamilelik kayıplarının cinsel ilişki nedeni
ile olmadığı, çoğunun genetik bozukluklara bağlı olduğu bilinir.
Cinsel ilişki bebeğe zarar vermez, çünkü erkek cinsel organının bebekle
fiziksel olarak teması yoktur. Anne karnındaki bebek, rahim kasları,
içinde bulunduğu hamilelik kesesi ve kese içindeki sıvıyla darbelere
karşı koruma altındadır. Orgazm, ne kadar oksitosin (rahim kasını
kasıcı madde) salgılanmasına neden olup rahim kasılmalarına yol açsa
da, bunlar doğumu başlatmaz, erken doğuma neden olmaz. Yine de
hamilelikte cinsel ilişki esnasında aşırı meme ucu uyarımından
kaçınılmalıdır.
Cinsel ilişkinin hamilelikte enfeksiyona neden olup bebeğe zarar
vereceği inancı kesinlikle yanlıştır, çünkü rahim ağzı kanalı kalın bir
mukus tıkaç ile kapalıdır. Bu da bakterilerin rahmin içine geçişine
izin vermez. Bebek (fetüs), hamilelik kesesi içinde bakterilerden izole
bir şekilde yaşar.
CİNSEL İLİŞKİNİN ZARARLI OLABİLECEĞİ DURUMLAR
Cinselliğe engel oluşturacak tıbbi problemler olmadıkça, hamilelik
süresince hatta son güne kadar cinsel ilişki yasak değildir. Hamileler
cinsel ilişkinin zararlı olabileceği koşulları kendi kendine
değerlendirebilecek bilgi donanımından yoksun oldukları için, bu konuda
kadınlar en sağlıklı bilgileri kadın doğum uzmanlarından alabilirler.
Aşağıda belirtilen şartlar haricinde hamilelere cinsel ilişki yasak değildir:
* Hamilelik kesesinin erken açıldığı, suların erken geldiği durumlar,
* Vajinal kanama,
* Önceki hamileliklerde erken doğum tehdidi öyküsü veya süren hamilelikte erken doğum tehdidi,
* Partnerin cinsel yolla bulaşan hastalık taşıyıcısı olması,
* Plasenta previa (çocuğun eşinin önde olması ve rahim ağzı kanalını kapattığı durumlar),
* Çoğul hamilelikte hamileliğin son aylarında,
* Kadın doğum uzmanınızca cinselliğe yasak getirilen diğer durumlar.